Dizartri: Konuşma Kasları Zorlandığında Neler Olur?
Bazı kişiler ne söyleyeceğini çok iyi bilir, doğru kelimeleri de seçer; ancak ağızlarından çıkan konuşma bulanık, yavaş ya da zor anlaşılır olur. Bu durumun adı çoğu zaman dizartridir. Dizartri, özellikle inme ya da sinir sistemini etkileyen bir hastalık sonrasında ortaya çıkabilir ve hem kişinin hem de ailesinin günlük iletişimini zorlaştırabilir. Bu yazıda dizartrinin ne olduğunu, nasıl fark edildiğini ve terapinin hangi hedeflerle ilerlediğini sade bir dille anlatmak istiyorum.
Dizartri ne demektir?
Konuşmak, aslında çok sayıda kasın son derece hızlı ve uyumlu çalışmasını gerektirir. Nefes alıp vermemizi sağlayan kaslar, gırtlaktaki ses telleri, yumuşak damak, dil, dudaklar ve çene aynı anda görev alır. Dizartri, bu kasları yöneten sinir sisteminin etkilenmesi sonucu konuşma kaslarının zayıflaması, yavaşlaması, gerginleşmesi ya da uyumunun bozulmasıyla ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Yani sorun dilin kendisinde değil, konuşmanın fiziksel olarak üretilmesindedir.
Dizartri ile afazi arasındaki fark
Bu iki durum çoğu zaman karıştırılır ve bazen aynı kişide birlikte görülebilir. Aradaki farkı anlamak, aileye nasıl iletişim kuracağı konusunda yol gösterir.
- Afazi bir dil bozukluğudur. Kişi kelimeleri bulmakta, cümle kurmakta, söyleneni anlamakta, okuma ya da yazmada zorlanabilir.
- Dizartri bir konuşma bozukluğudur. Kişi ne söyleyeceğini bilir, söyleneni anlar, okuyup yazabilir; ancak konuşma kaslarının kontrolü etkilendiği için sözleri net çıkmaz.
Dizartrisi olan bir kişiyle konuşurken anlama becerisinin genellikle yerinde olduğunu hatırlamak önemlidir. Ona basitleştirilmiş bir dille ya da yüksek sesle konuşmak gerekmez.
Hangi durumlarda görülür?
Dizartri, beyni, beyin sapını, beyinciği ya da konuşma kaslarına giden sinirleri etkileyen birçok durumda ortaya çıkabilir. Bunlar arasında inme, beyin kanaması, kafa travması, beyin tümörleri ve zamanla ilerleyen bazı nörolojik hastalıklar sayılabilir. Nedenin ani mi yoksa yavaş ilerleyen bir süreç mi olduğu, terapinin hedeflerini de belirler. Ani başlayan durumlarda amaç kaybedilen becerileri toparlamak iken, ilerleyici hastalıklarda konuşmanın anlaşılırlığını olabildiğince uzun süre korumak ön plana çıkar.
Dizartrinin belirtileri
Belirtiler, sinir sisteminin hangi bölümünün etkilendiğine göre farklılık gösterir. Günlük hayatta en sık fark edilenler şunlardır:
- Peltek, bulanık ya da yayvan konuşma
- Konuşmanın normalden yavaş ya da tam tersine aceleci olması
- Sesin çok kısık, monoton ya da beklenmedik şekilde yüksek çıkması
- Sesin genizden gelmesi, yani burundan konuşur gibi olması
- Konuşurken nefesin yetmemesi, cümlelerin sonunun duyulmaması
- Dil ve dudak hareketlerinde zayıflık ya da güçsüzlük
- Kalabalık ve gürültülü ortamlarda anlaşılmanın belirgin biçimde zorlaşması
Konuşma kasları ile yutma kasları büyük ölçüde ortaktır. Bu nedenle dizartrisi olan bazı kişilerde yemek yerken öksürme, ağızda lokma kalması ya da salya akması gibi yutma güçlükleri de görülebilir. Bu belirtiler varsa mutlaka ayrıca değerlendirilmelidir.
Değerlendirme nasıl yapılır?
Değerlendirmede önce kişinin sağlık geçmişi ve tanısı öğrenilir. Ardından nefes kullanımı, ses kalitesi, dudak, dil, çene ve yumuşak damağın hareketleri incelenir. Kişinin sesleri, kelimeleri ve cümleleri ne kadar net söylediği, konuşma hızı ve vurgusu dinlenir. En önemli soru şudur: Bu kişi, günlük hayatta yakınları ve yabancılar tarafından ne kadar anlaşılabiliyor? Terapi hedefleri bu sorunun cevabına göre şekillenir.
Terapinin hedefleri
Dizartri terapisinin temel amacı, kişinin konuşmasının daha anlaşılır olmasını ve iletişimini olabildiğince sürdürebilmesini sağlamaktır. Çalışmalar kişiye özeldir ve şu alanları kapsayabilir:
Nefes ve ses desteği
Konuşmayı taşıyacak nefesin daha verimli kullanılması ve sesin daha güçlü, duyulur çıkması üzerine çalışılır.
Konuşma hızını ve netliği düzenleme
Konuşmayı biraz yavaşlatmak, kelimeleri daha belirgin söylemek ve cümleleri kısa parçalara bölmek, anlaşılırlığı çoğu zaman belirgin şekilde artırır.
Ağız hareketlerinin kontrolü
Dudak, dil ve çene hareketlerinin konuşma sırasında daha kontrollü kullanılmasına yönelik çalışmalar yapılır. Hangi çalışmanın uygun olduğu kişinin tanısına göre belirlenir.
Destekleyici yollar
Anlaşılmanın zorlaştığı anlarda konuyu önceden belirtmek, anahtar kelimeyi yazmak ya da işaret etmek gibi pratik yollar öğretilir.
Aile içinde iletişimi kolaylaştırmak
- Konuşurken yüz yüze olun; dudak hareketlerini görmek anlamayı kolaylaştırır.
- Televizyon gibi arka plan seslerini kısın.
- Anlamadığınızda dürüst olun; anladığınız kısmı tekrar ederek eksik kalanı sorun.
- Acele ettirmeyin, sözünü kesmeyin.
- Kişi yorgunken konuşmanın daha da bulanıklaşabileceğini bilin; önemli konuları dinlenmiş olduğu saatlere bırakın.
Değerlendirme sürecinde konuşmanın hangi yönlerinin etkilendiğini birlikte belirliyor, kişinin ve ailesinin günlük hayatına uygun hedefleri birlikte planlıyorum.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; uzman değerlendirmesi ve tanı yerine geçmez.
İlgili terapi sayfasıEdinilmiş Dil ve Konuşma Bozukluklarında TerapiAklınızda soru mu var? Değerlendirme randevusu için bana doğrudan yazabilir ya da arayabilirsiniz.