Randevu Alın
Gecikmiş dil ve konuşma

Çocuğum Geç Konuşuyor: Beklemeli miyim, Destek mi Almalıyım?

Yazar: Miraç Gönüldaş, Dil ve Konuşma Terapisti 3 dk okuma

“Babası da geç konuşmuş, bekleyin, kendiliğinden açılır.” Geç konuşan bir çocuğu olan pek çok aile bu cümleyi çevresinden en az bir kez duyar. Bazen gerçekten de çocuk bir süre sonra yaşıtlarına yetişir. Ancak bazı çocuklarda gecikme, desteklenmesi gereken bir dil güçlüğünün ilk işareti olabilir ve beklemek değerli bir zamanın geçmesine neden olabilir. Bu yazı, “bekleyelim mi?” sorusuna daha sağlam bir yerden yanıt vermenize yardımcı olmak için hazırlandı.

Gecikmiş dil ve konuşma ne demektir?

Gecikmiş dil ve konuşma, çocuğun anlama ve konuşma becerilerini yaşıtlarına göre belirgin biçimde geç kazanması ya da bu becerilerde çok yavaş ilerlemesidir. Burada iki farklı tablo görülebilir:

  • Konuşma gecikmesi: Çocuk söyleneni yaşına uygun biçimde anlar, iletişim kurmaya isteklidir, ama kullandığı sözcük sayısı azdır ya da sesleri çıkarmakta zorlanır.
  • Dil gecikmesi: Çocuk hem anlamakta hem de kendini ifade etmekte güçlük yaşar. Sözcük bilgisi sınırlıdır, cümle kurmakta ve ekleri kullanmakta zorlanır.

Hangi tablonun öne çıktığı, değerlendirme ve terapi planı açısından önemlidir.

Geç konuşmanın ardında neler olabilir?

Dil gelişimi; işitme, genel gelişim, kas kontrolü, sosyal ilgi ve çevresel uyaranlar gibi pek çok etkenin bir arada çalışmasını gerektirir. Bu nedenle gecikmenin tek bir nedeni olmayabilir. Olası etkenler arasında şunlar sayılabilir:

  • İşitmeyle ilgili sorunlar, özellikle sık tekrarlayan orta kulak iltihapları
  • Genel gelişimde gerilik ya da bazı genetik durumlar
  • Otizm spektrum bozukluğu
  • Erken doğum ya da bebeklik döneminde geçirilen uzun süreli hastalıklar
  • Ailede geç konuşma ya da dil güçlüğü öyküsü
  • Çocukla yeterince konuşulmaması, uzun ekran süresi ya da her isteğinin o söylemeden karşılanması gibi çevresel etkenler

Bazı çocuklarda ise belirgin bir neden bulunmaz; genel gelişimi yaşına uygun olduğu halde dil gelişimi daha yavaş ilerler.

Aileler sıklıkla iki dilli büyümenin konuşmayı geciktirip geciktirmediğini sorar. İki dil öğrenen çocuklar tek dilde sözcük sayısı olarak yaşıtlarının biraz gerisinde görünebilir, ancak iki dildeki sözcükleri birlikte düşünüldüğünde gelişimleri genellikle olağan sınırlar içindedir. İki dilli olmak tek başına bir dil bozukluğuna yol açmaz. Yine de her iki dilde de belirgin bir gerilik varsa değerlendirme gerekir.

Beklemek yerine bir uzmana danışmanız gereken durumlar

Her çocuğun temposu farklıdır, ancak bazı işaretler “biraz daha bekleyelim” denmemesi gereken durumlara işaret eder:

Bebeklik döneminde

  • Seslere ve adına tepki vermemesi
  • Agulama ve hece tekrarlarının çok az olması ya da hiç olmaması
  • 12 aylık olduğunda işaret etme, el sallama gibi jestleri kullanmaması

Yürüme çağında

  • 18 aylık olduğunda birkaç anlamlı sözcük bile söylememesi
  • İstediği şeyi göstermek ya da söylemek yerine yetişkinin elini çekip götürmesi ya da yalnızca ağlaması
  • 2 yaşında iki sözcüğü birleştirememesi
  • Basit yönergeleri anlamakta zorlanması

Okul öncesi dönemde

  • 3 yaşında konuşmasının aile dışındakilerce çoğunlukla anlaşılmaması
  • Kısa ve eksik cümlelerle konuşması, ekleri düşürmesi
  • Sorulara konuyla ilgisiz yanıtlar vermesi
  • Kendini anlatamadığında sık sık öfke nöbetleri yaşaması
  • Yaşıtlarıyla oyuna katılmakta zorlanması

Her yaşta

  • Daha önce kullandığı sözcükleri ya da becerileri kaybetmesi. Bu durum hiçbir zaman beklenmemesi gereken bir işarettir.

Bu belirtilerden birinin bir kez görülmesi tek başına bir anlam taşımaz. Önemli olan, belirtilerin ne kadar sık görüldüğü ve zaman içinde devam edip etmediğidir.

Neden erken başvurmak önemli?

Dil, çocuğun düşünme, öğrenme ve ilişki kurma becerilerinin temelidir. Dil güçlüğü desteklenmediğinde ilerleyen yıllarda okuma yazmayı öğrenmekte zorluk, okul başarısında düşüş, dikkat sorunları, arkadaş ilişkilerinde güçlük ve özgüven kaybı gibi etkiler ortaya çıkabilir.

Erken yapılan bir değerlendirmenin bir sakıncası yoktur. Sonuçta her şeyin yolunda olduğu görülürse aile rahatlar; bir güçlük saptanırsa destek zamanında başlar. Bu nedenle “acaba?” sorusu aklınızdan geçiyorsa beklemek yerine danışmak daha güvenli bir seçimdir.

İlk görüşmede neler olur?

İlk görüşme, çocuğunuzu tanımaya yönelik bir buluşmadır. Genellikle şu adımlar izlenir:

  1. Gebelik, doğum ve gelişim süreci hakkında sizinle konuşulur.
  2. Çocuğunuz oyun içinde gözlemlenir; nasıl iletişim kurduğu, neleri anladığı ve hangi sözcükleri kullandığı izlenir.
  3. Yaşına uygun testlerle anlama ve ifade etme becerileri incelenir.
  4. Gerekirse işitme testi ya da ilgili hekim değerlendirmesi önerilir.
  5. Bulgular sizinle paylaşılır ve terapi gerekip gerekmediği birlikte konuşulur.

Evde çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz şeyler de bu görüşmenin önemli bir parçasıdır. Çünkü çocuğun dil gelişimi, en çok zaman geçirdiği kişilerle kurduğu günlük iletişimle güçlenir.

Değerlendirmede çocuğunuzun güçlü yönlerinden yola çıkıyor, hedefleri sizinle birlikte belirliyorum. Terapiyi oyun temelli ve ailenin sürece katıldığı bir çalışma olarak planlıyorum.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; uzman değerlendirmesi ve tanı yerine geçmez.

İlgili terapi sayfasıGecikmiş Dil ve Konuşma Bozukluklarında Terapi

Aklınızda soru mu var? Değerlendirme randevusu için bana doğrudan yazabilir ya da arayabilirsiniz.

İlk adımı birlikte atalım

Bir değerlendirme görüşmesiyle mevcut durumu netleştirir, size özel bir yol haritası çıkarırız. Sorularınızı WhatsApp'tan da iletebilirsiniz.

Ara WhatsApp