Bebeklikten Okul Öncesine: Yaş Yaş Dil ve Konuşma Gelişimi
Her anne baba, çocuğunun ilk sözcüğünü heyecanla bekler. Bu bekleyişe çoğu zaman bir soru da eşlik eder: “Çocuğum yaşına göre yeterince konuşuyor mu?” Dil gelişimi her çocukta kendi temposunda ilerler; ancak çoğu çocuğun benzer bir sırayla geçtiği basamaklar vardır. Bu basamakları bilmek, hem gelişimi keyifle izlemenize hem de dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunda bunu erkenden fark etmenize yardımcı olur.
Aşağıdaki yaş aralıkları yaklaşık değerlerdir. Bir çocuğun bazı becerileri birkaç ay önce ya da sonra kazanması çoğu zaman olağandır. Önemli olan, gelişimin genel olarak ilerlemesi ve bir basamakta uzun süre takılıp kalmamasıdır.
Dil gelişiminin iki yüzü: anlamak ve anlatmak
Dil gelişimini değerlendirirken iki alana birlikte bakılır:
- Alıcı dil, yani çocuğun kendisine söyleneni anlaması.
- İfade edici dil, yani çocuğun düşüncelerini sözcüklerle, jestlerle ve cümlelerle anlatması.
Çocuklar genellikle söyleyebildiklerinden çok daha fazlasını anlar. Bu nedenle az konuşan bir çocuğun neleri anladığına bakmak da en az konuştukları kadar önemlidir. Bunlara ek olarak sesleri doğru çıkarabilme, yani sesletim becerisi de zamanla olgunlaşır.
İlk yıl: iletişimin temelleri
0-3 ay
Yeni doğan bebek, ilk günlerden itibaren sese tepki verir. Ani bir gürültüde irkilir, tanıdık bir ses duyduğunda sakinleşebilir. Ağlama, bebeğin ilk iletişim aracıdır. Birkaç hafta içinde açlık, rahatsızlık ya da yorgunluk için farklı ağlamalar ortaya çıkabilir. Bu dönemin sonlarına doğru bebek, kendisiyle konuşan kişiye gülümser ve “aaa”, “ooo” gibi ünlü sesler çıkarmaya başlar.
4-6 ay
Bebek başını sesin geldiği yöne çevirir. Kahkaha atar, sesiyle oynar, keyifli ya da huzursuz olduğunu farklı seslerle belli eder. Bu aylarda “agulama” zenginleşir ve bebek, kendisiyle konuşulduğunda ses çıkararak karşılık vermeye başlar.
7-12 ay
Bu dönemde “ba-ba”, “ma-ma”, “da-da” gibi hece tekrarları duyulur. Bebek adına tepki verir, “hayır” sözünü fark eder, “gel” ya da “ver” gibi basit istekleri jestlerle desteklendiğinde anlamaya başlar. El sallama, işaret etme ve kucak isteme gibi jestler iletişimin önemli bir parçası olur. Birinci yaş civarında pek çok çocuk ilk anlamlı sözcüğünü söyler.
1-2 yaş: sözcükler çoğalıyor
Çocuk günlük yaşamda sık duyduğu nesnelerin, kişilerin ve eylemlerin adlarını anlamaya başlar. “Ayakkabını getir” gibi tek adımlı yönergeleri yerine getirebilir, sorulduğunda vücudunun bazı bölümlerini gösterebilir.
Kullandığı sözcük sayısı bu dönemde yavaş yavaş artar ve iki yaşa yaklaşırken çoğu çocukta belirgin bir hızlanma görülür. İki yaş civarında “anne gel”, “su ver” gibi iki sözcüklü birleşimler ortaya çıkar. Bu yaşta konuşmanın bir kısmını yalnızca aile anlayabilir; bu durum olağandır.
2-3 yaş: cümleler başlıyor
Bu dönem dil gelişiminde hızlı bir sıçramanın yaşandığı yıllardır. Çocuk her ay yeni sözcükler öğrenir. “Büyük-küçük”, “içinde-üstünde” gibi kavramları anlamaya başlar ve iki aşamalı yönergeleri, örneğin “topu al, sepete koy” gibi istekleri yerine getirebilir.
Cümleler üç ya da daha fazla sözcüğe uzar. “Ne?”, “Nerede?” soruları sık duyulur. Çocuk ekleri kullanmaya başlar, ancak hata yapması doğaldır. Konuşması, aile dışındaki kişiler tarafından da giderek daha fazla anlaşılır hale gelir.
3-4 yaş: anlatmayı öğreniyor
Çocuk artık gün içinde yaşadığı olayları anlatabilir, sorulara yanıt verebilir ve “neden?” sorusunu sıkça sorar. Cümleleri uzar ve daha karmaşık hale gelir. Konuşması tanımadığı kişilerce de büyük ölçüde anlaşılır.
Bu yaşlarda bazı seslerde henüz zorlanması olağandır. Örneğin “r” ya da “ş” gibi sesler bazı çocuklarda daha geç oturur. Ayrıca heyecanlandığında ya da hızlı anlatmaya çalıştığında sözcük tekrarları görülebilir.
4-5 yaş: yetişkine yakın bir dil
Çocuk uzun ve ayrıntılı anlatımlar yapar, olayları sırasıyla aktarabilir, geçmiş ve gelecek zamanı doğru kullanmaya başlar. Dilbilgisi yetişkin konuşmasına oldukça yaklaşır. Seslerin büyük kısmını doğru çıkarır. Sohbeti başlatabilir, sürdürebilir ve karşısındakinin ne demek istediğini anlamak için soru sorabilir.
Ne zaman dikkatli olmalı?
Aşağıdaki durumlar tek başına bir bozukluk olduğu anlamına gelmez, ancak bir uzmana danışmak için yeterli bir nedendir:
- 6 aylıkken sese tepki vermiyor ya da hiç ses çıkarmıyorsa
- 12 aylıkken işaret etme, el sallama gibi jestleri kullanmıyorsa
- 18 aylıkken birkaç anlamlı sözcük bile söylemiyorsa
- 2 yaşında iki sözcüğü birleştiremiyor ya da basit yönergeleri anlamıyorsa
- 3 yaşında konuşması aile dışındakilerce çoğunlukla anlaşılmıyorsa
- Herhangi bir yaşta daha önce kazandığı sözcükleri ya da becerileri kaybediyorsa
Bu gibi durumlarda işitmenin kontrol edilmesi ve dil gelişiminin bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmesi önerilir. Erken dönemde atılan adımlar, çocuğun okul yıllarındaki okuma yazma ve sosyal becerilerine de olumlu yansıyabilir.
Değerlendirme sürecinde çocuğun güçlü yönlerini ve desteklenmesi gereken alanları aileyle birlikte ele alıyorum. Gerekli görülürse, evde de sürdürülebilecek bir çalışma planını birlikte oluşturuyoruz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; uzman değerlendirmesi ve tanı yerine geçmez.
İlgili terapi sayfasıGecikmiş Dil ve Konuşma Bozukluklarında TerapiAklınızda soru mu var? Değerlendirme randevusu için bana doğrudan yazabilir ya da arayabilirsiniz.